bazen hissediyorum onu, orda biyerde, korkuyor. benimle alakası yok, ben çevresinde oluştum onun, sinir hücreleri gibi çevresini sararak, katılaşarak, kat ve kat. eskiden bir parçam sanırdım. isimlendirmedim onu. o sadece.
o hep aç. beslemedim onu hiç. doymayacağını biliyorum. ben sardım sadece korkuları ona ulaşmasın diye. beni şekillendirmedi, şekillenirken ben, bana karışmadı. sadece istedi. istediği basit aslında; herşey. korkuları basit aslında; herşey.
bazıları unutur onu, bazıları besler büyütür, bazıları ilgilenmez, farketmez, en ilginç olan bazıları ise değiştirmeye çalışır. o değişmez hep kabuk değişir, büyüdüğünde kabukla arasındaki boşluk büyür kendi değil. ufak tabi. fışk edecek sanki sıkıştırdığında.
arada duyumsuyorum sesini, istiyor korkuyor, yer ver diye ağlıyor bazen. üzgünüm demek istiyorum bu anlarda, sen kabuk olsaydın madem. sert olan sen olsaydın, bense senin gibi akışkan; fışk etseydim hani.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Archives
Categories
- anime (8)
- beli (5)
- bir hikaye (6)
- blogkitap(eckgna) (5)
- gercek mi hayal mi bilmiyorum (5)
- masal (1)
- mıh (1)
- sci-fi (5)

2 yorum:
:))) fışk..
şurada yazdığım bişeyi hatırlattı bana: http://hich-antispace.blogspot.com/2009/02/herkes-karanlktan-dogar.html
e tabi, benzerliğimiz daha önce de gözüme çarpmıştı;)
al mendil, eline bulaşmıştır şimdi, hiç istemeyiz..
bak replikayım diyorum ben zaten :)
Yorum Gönder